. Ziyaretçi

KÖPRÜ E-posta listesi

KÖPRÜ Dergisini web üzerinden www.kitapyurdu.com adresinden satın alabilirsiniz.

Kampanyamızdan yararlanarak dergimizin eski sayılarına uygun fiyata sahip olabilirsiniz tıklayın.


 KÖPRÜ / Bahar 2013 
 Risale-i Nur’dan Örneklerle Şerh ve İzah
 KÖPRÜ / Güz 2007 
 İlme, İrfana, Ümrana KÖPRÜ


Copyright © 2006
KÖPRÜ Dergisi
Her Hakkı Saklıdır

Demokratlık

Editör

editor@koprudergisi.com

Demokrasiyle özdeşleştirilen demokratlık kavramı siyasal kültürümüzde önemli bir yere ve çok yönlü olarak incelenmesi gereken bir çeşitliliğe ve muhtevaya sahiptir.

En az yüz elli yıllık bir demokratikleşme sürecine sahip olan Türkiye’nin arzu edilen bir düzeyde demokrasiye neden sahip olamadığı sorusu, dikkatleri, demokrasinin öznesi ve besleyicisi olan demokratlık kavramına çevirmiştir. Bugünkü siyasi literatürde liberal, sosyal, muhafazakâr demokrat gibi adlandırmalarla karşımıza çıkan demokratlık türlerinin demokrat ortak paydasında buluşması meseleyi daha da ilgi çekici hale getirmektedir. Toplumun kendi kendisini daha özgür biçimde yönetmesi ve kamusal ve bireysel hürriyetlerin sağlanması hususunda farklı yol haritaları çizen bu düşünce tarzlarının hangisinin ‘gerçek demokratlık’ olduğu merak edilmektedir. Demokratlığın esas itibariyle hangi ilkelere yaslanması gerektiği ve demokrat insanın veya demokratik toplumun hangi vasıflara sahip olduğu hususu günümüz siyasi tartışmalarının doğru zeminlere taşınması açısından farklı demokratlık türlerinden yola çıkılarak da olsa tartışılmalıdır.

Demokratlık, modern toplumların ve fertlerinin kendilerine yakıştırdıkları bir elbise midir, yoksa tarihî seyri içerisinde farklı rejimler ve sistemler içinde dahi rastlayabileceğimiz bir tavrı ve zihniyeti mi ifade etmektedir? Esasen ‘hakkın yanında olmak, hakkı teslim etmek; ideolojik, kurumsal ve şahsî öncelikleri bir tarafa bırakıp hakka taraftar olmak’ şeklinde de özetleyebileceğimiz ve tarihin her döneminde rastlayabileceğimiz bir tavrı ve zihniyeti ifade eden ideal demokratlık, günümüzün demokrasi ve demokratlıkanlayışlarını da sorgulamayı gerektirmektedir. Genel bir tarifle demokratlık; ötekileştirmeyen, farklılıkları zenginlik olarak algılayan, adil, hürriyetçi tavır ve kuralları benimseyen, devlete, statükoya ya da belli bir zümreye yaslanmadan yüzünü bireye ve topluma dönen, adalet üreten bir hukuk sisteminin savunucusu olan, hukukun üstünlüğüne inanan bir duruşu ifade etmektedir. Bu durumda ötekileştiren, özgürlükleri kendi belirlediği alanlara hapseden, temel haklar bahsinde devletçi tavır takınan günümüzün liberal, sosyal ve muhafazakâr demokratlarının konjontürel zihniyet ve davranış biçimlerini de sorgulamak gerekecektir. Demokratlığı parçalı ve zaman zaman da seküler hale getiren böylesi ikircikli durumlar, hak ve adalet merkezli yeni bir demokratlık türü olarak ‘dindar demokrat’ kimliğini inceleme zorunluluğunu da beraberinde getirecektir.

Editorial'ın devamı için tıklayınız...


Being Democratic

Editorial

editor@koprudergisi.com

“Being democratic” or “democraticity” is a concept that has been associated with democracy and that has taken a very significant place in our democratic culture. This concept has a wide variety of content that must be studied with a multi-directional approach.

The fact that even though Turkey has a one-and-a half century long experience of democratization, it hasn’t acquired democracy at a desired level draws the attentions to the concept of “democraticity,” which constitutes the essence of and the subject of democracy. It is quite interesting that different labels of democraticity such as liberal democracy, social democracy, conservative democracy etc., which appear in the political literature, converge at the common ground of being democratic. It is a wondrous question that which one is the real democrat among these different patterns of democratic thinking which draw different road maps in terms of the administration of society in a more liberal way and in providing the public and individual freedoms. What are the principles that underlie the democraticity? What are the characteristics that must be possessed by a democratic person or society? Though it may be from different democratic perspectives, these questions must be discussed in order to help the accomplishment of political arguments on the right grounds.

Is democraticity a kind of uniform that modern societies and individuals find fitting themselves or does it represent an attitude or understanding that we can find in different regimes and systems throughout history? In fact the real democraticity which we can basically summarize as “being in favor of the right; accepting the right; being on the side of the right by leaving aside the ideological, institutional and personal priorities” and which represent an attitude andan understanding that we can observe in every period of history necessitates our questioning of today’s understandings of democracy and democraticity. In broad terms, democraticity expresses a standing point which does not alienate the other; which perceives differences as richness; which accepts just and liberal rules and attitudes; which turns its face to individuals and society without relying on the state, the status quo or a certain elite; which defends a legal system producing justice; and which believes in the supremacy of the law. Therefore it is necessary to question the conjunctural understanding and behavioral patterns of the liberal, social, and conservative democrats, who do alienation; who confine the freedoms into the areas where they have determined; and who adopt statist attitudes in relation to fundamental rights. Such contradictory situations which render a partial and sometimes a secular democraticity require as well the study of “a religious democrat” which is a new democratic identity based on righteousness and justice.

Click here to continue Editorial...