Aşağıdaki bağlantı üzerinden makaleye ulaşabilirsiniz.

Ayetü’l-Kübra: “En Büyük Mucize”ye Bir Başka Açıdan Bakış – M. Asaf IŞIK

 

 

Özet

Kuran’da üç defa geçen Ayetü’l-Kübra ifadesi “en büyük delil veya mucize”
anlamına gelir. Risale-i Nur’da Yaratıcımızı tanıtan üç büyük delilden
biri de Kainat Kitabı’dır. Hazreti Musa’nın (as) elindeki Ayetü’l-Kübra’sı
olan Asa’sı, vurulduğu her yerden dağlardan, taşlardan su çıkardığı, sihirbazların
önüne attıkları büyülerini bozduğu gibi, Kur’an-ı Hakim’in hikmetinin
semasından gelen Ayetü’l-Kübra Risalesi de Kainat Kitabını en
büyük delil olarak sunarak küfrün ve şirkin fikir ve iddialarını temelinden
sarsmakta, tevhid delillerini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada dinsiz fikirler
ve anlayışlar karşısında Ayetü’l-Kübra Risalesi farklı bir bakış açısıyla
değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Ayetü’l-Kübra, Sekülerizm, Yaratıcını Varlığı, İman, Tevhid Delilleri

 

 

 

Ayetü’l-Kübra as A Treatise to Prove The Existence of Allah

 

Abstract

The expression “Ayetü’l-Kübra”, which is mentioned three times in the
Qur’an, means “the greatest proof or miracle”. One of the three great proofs
that introduce our Creator held in the Risale-i Nur is the Book of the Universe.
Ayetü’l-Kübra Treatise, which comes from the sky of the wisdom of
the Qur’an pursues the Wand in the hand of Prophet Moses (pbuh) who
brought water from the stones wherever it was struck, and broke the spells of
magicians. By presenting the Book of the Universe as the greatest evidence
of God’s existance, this treatise undermines the ideas and claims of unbelief
and polytheism, and reveals the proofs of Tawhid.
Key Words: Ayetü’l-Kübra, Secularism, The Existence of the Creator, Belief, Evidences of Tawhid