. Ziyaretçi

KÖPRÜ E-posta listesi

KÖPRÜ Dergisini web üzerinden www.kitapyurdu.com adresinden satın alabilirsiniz.

Kampanyamızdan yararlanarak dergimizin eski sayılarına uygun fiyata sahip olabilirsiniz tıklayın.


 KÖPRÜ / Yaz 2006 
 Ahlak
 KÖPRÜ / Kış 2003 
 Medeniyet


Copyright © 2006
KÖPRÜ Dergisi
Her Hakkı Saklıdır

Said Nursi’nin İslam Dünyası Tasavvuru: Hutbe-i Şamiye

Editör

editor@koprudergisi.com

19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren büyük dalgalanmalar ve değişimler yaşayan İslam toplumlarının Batı karşısında zayıflaması ve gerilemesi, bu dönem İslam mütefekkirlerinin de zihnini meşgul eden temel problemlerden birisidir. Bilhassa Osmanlı’nın zayıflayarak dağılma ve yıkılma sürecine girmesi kurtuluş arayışlarını hızlandırmış, bu durum konuyla ilgili farklı fikirlerin ortaya çıkmasına ve tartışılmasına yol açmıştır. Batı’nın kurumlarıyla birlikte taklidini doğuran bir huzursuzluk iklimi bütün İslam dünyasını sararken devlet yönetiminin bozulması, Batı’nın askeri ve teknik üstünlüğü gerileme nedeni olarak gösterilmiştir. Batı’yı her yönüyle taklit sürecini hızlandıran ve kültürel sahada da köklü değişiklere yol açan Tanzimat’tan sonra pozitivist fikirlerin yaygınlaşması ise, dini gerilemenin kaynağı olarak gören anlayışın güçlenmesine yol açmıştır. Buna mukabil bir kısım aydınlarla birlikte ulemanın dini değerlerden uzaklaşmayı gerileme kaynağı olarak görmesi de farklı sahalara sıçrayan tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu entelektüel zeminde din merkezli yoğun tartışmalar yapılmaya başlanmıştır. “Din terakkiye mani midir? İslamiyet ile modernleşme arasındaki ilişki nasıl kurulmalıdır?” gibi soruların cevapları aranmıştır.

Bu tartışma sürecine 19. yüzyılın son yıllarında katılan Bediüzzaman Said Nursi, İslam toplumlarının yaşadığı problemlere Kur’an ve sünnete dayalı orijinal çözümler önermiştir. “Tedenni”yi İslamiyet’in düşmanı olarak gören Said Nursi, İslam toplumlarının geri kalış sebeplerini değişik yönleriyle tahlil etmekte ve çıkış yollarını göstermektedir. Bediüzzaman Said Nursi, “Ecnebiler fünun ve sanayi silahıyla bizi istibdad-ı manevileri altında eziyorlar” tespitiyle bu manevi baskıdan kurtulmanın yolları üzerinde durmuş, ilerleme yolunda farklı alanlara işaret etmiştir. Bu bağlamda “maddeten terakki”yi bu zamanın en büyük farzlarından biri olarak gören Bediüzzaman Said Nursi’nin en önemli itirazları dinin bizi geri bıraktığı şeklindeki pozitivist yaklaşımlara olmuştur. Yayımladığı makaleleri ile Batı medeniyeti ile Kur’an medeniyetini karşılaştıran Said Nursi, Kur’an’a uyulması halinde gerçek medeniyetin yaşanacağını, maddi ve manevi terakkinin hayata geçeceğini belirtmiştir.

Editorial'ın devamı için tıklayınız...


Said Nursi’s Project of Islamic World: Hutbe-i Şamiye

Editorial

editor@koprudergisi.com

Weakening and lag of Islamic societies that had experienced great fluctuations and changes since the second half of 19th century is one of the main problems, which the thinkers of the periods are concerned with. Particularly Ottoman Empire’s entry into dissolution and destruction process made searches for salvation more rapid, and this led to revelation of and discussion on different opinions concerning the situation. While a climate of discontent giving birth to an imitation together with Western institutions is surrounding the whole Islamic world, corruption in the state governance, Western dominance in military and technical fields were shown as the reasons for regression. Popularization of positivist ideas after Tanzimat, which accelerated the process of imitation of the West in all aspects and resulted in deep changes in the cultural field, led to strengthening of the understanding that considers the religion as the source of regression. On the other hand, ulema’s agreement with some intellectuals on the consideration of religion as the source of regression brought about discussions finding reflections in different fields. In such an intellectual ground, harsh discussions on religion began. Questions as “Is religion prevents progress? How must the relation between Islam and modernism can be built?” tried to be answered.

Participated in this discussion process in late 19th century, Bediüzzaman Said Nursi suggested original solutions based on Koran and sunna to problems experienced by ISlamic societies. Considering “regression” as the enemy of Islam, Said Nursi analyzes reasons for Islamic societies’ regression in different aspects and shows ways out. With his determination that “Foreigners run down us under their despotism with the weapons of science and industry”, Bediüzzaman Said Nursi highlighted the ways to getr id of this pressure, and addressed diffferent areas in the way of progress. Seeing “material progress” as one of the musts of the time in this context, the most important objections of Bediüzzaman Said Nursi were against the positivist approaches concerning that religion makes us lag behind. Compared Western civilization with Koran civilization in his articles, Said Nursi stated that in case of obedience to Koran, real civilization will be experienced and material and spiritual progress will realize.

Click here to continue Editorial...